David Deida’dan: Korku’nun Rehberliği

Biz kadınlar, vahşiliğin derin dönüşümü ile tanışmadan önce korkularımızla hareket ederiz. Korku, toplum ve ailemiz tarafından bize sunulmuş bir yadsımadır aslında. Korkuyu fark ettiğimizde ve hayatlarımızı nasıl yönlendirdiğini anladığımızda harekete geçmek için nedenimiz olur.

David Deida cinsellik, aşk ve ilişkiler konusunda rehber aldığım güzel insanlardan biri. Tanrısal aşkı, insani aşk ile yoğurduğu, içimi titreten ifâdeleriyle her daim bana yoldaş olmuştur…

“Kalbinin acısı, kapanmana ya da kendini korumana neden oluyorsa, o zaman erkeğinin varlığını ya da onun aracı olduğu ilahi varlığı hissedemez olursun. Fethedilmemiş, sahip olunmamış bir haldesindir ve içinde boşluk ve kızgınlık hissi hakimdir. Özleminin yarattığı boşluğu doldurmaya çabalarsın: Yemek yer, iş yapar, alışverişe çıkar, sohbet eder ve bu açlığını yüzeysel seks ve şekerlemelerle doyurmaya çalışırsın. Kalbinin özlem gücü korku kabukları ardında sıkışıp kalır ve sen, kalbinin en derin arzusu olan almak ve vermek ihtiyacının daha azıyla yetinmeye çalışırsın.

Özlemin ya çok derindir, ya da seni hiç bir şekilde tamamlayamayan bir şeyle yetinmeye çalışıyorsundur. Vasat bir adam, bir kariyer, hoş tatiller, yeni mobilyalar ve lüks restoranlarla yetindiğin sürece, aşkın ilahi varlığınca alınıp açılmak için kalbinin ihtiyaç duyduğu o kırılgan derinliğin acısını çekmeye hiç bir zaman gönüllü olmayacaksın.

Razı olduğun hayat, korkun tarafından belirlenir.

Bir erkeğin desteği olmaksızın yaşamaktan korkuyor olabilirsin, bu nedenle de seni şimdiye dek en derinden sevmiş adamda kalırsın. Sevgisi kararsızlık dolu ve dürüstlüğü özensiz olabilir. Bağlılığı belirsiz olabilir. Tüm bunlarla birlikte seni sevdiğini söyler, sen de onu seviyorsundur ve bazı güzel anlar paylaşırsınız.

Sen, ortalama bir ilişkiyle yetiniyorsun çünkü yalnız olmaktan korkuyorsun. Kalbinin o çok derin özlemini uygun ancak tamamen güvenilir olmayan bir adamla dolduruyorsun.

Bir adama bağımlı olmanın ötesine geçtikçe bağımsız bir yaşamı seçebilirsin çünkü bu sefer de bir adamın desteğine bel bağlamaktan korkarsın.

Tek başına yaşamayı seçebilirsin ya da belki de istediğini yapman için sana alan tanıyan bir adamla birlikte “eşitlik” düzlemini temel alan “kişisel sorumluluk” olarak ifade edilebilecek bir ilişki içerisinde kendi bağımsızlığını yaşarsın.

Böyle bir adam güvenlidir; sana fiziksel olarak zarar vermeyeceğini bilirsin ve bu adam hislerini seninle hassas bir şekilde paylaşır. Ama yine de, ona kalbinin bütün teslimiyetiyle güvenemezsin. Ona kendini tamamen bırakamazsın çünkü onun seni bütününle görüp anlayabilecek ve seni Tanrı’ya açabilecek bir derinliği yoktur. Çocuk yetiştirmek için ve konforlu bir ev ortamı sağlamak için iyi bir partner olabilir ancak seni Tanrı’ya nadiren aşkla açabilir.

Aklını başından alacak kadar tehlikeli değildir bu adam. Seni kararlılıkla açmaya yetecek kadar kendi amacından emin bir adam değildir. İyi biridir, ama muhteşem değildir. Sen bu elde etmiş olduğun güvende ve rahatta olma halini yitirmekten korkarsın ve sana saygı duyup senin planlarınla işbirliği yapan bir adamla yaşamanın getirileriyle yetinirsin. Yaşamın içerisinde daha fazlasının olduğunu bilirsin. Kalbin daha derin bir teslimiyet için yanıp tutuşur, lâkin senden daha güçlü birinin seni elde etmesini, direncinin ötesinde seni aşka açmasını ve güvenlik ölçütlerinin yarattığı rahatlıktan daha gerçek ve kalbe odaklı bir esrik hale açılmayı ne kadar çok istediğini zar zor kabul edersin.”

Dear Lover, David Deida

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: