JUNGİYEN (PSİKO)ANALİZ NEDİR?

 “Analist ve analizan (analysand) arasındaki diyalektik bir ilişki içerisinde meydana gelen Jungiyen analizinin amacı, analizanın psikolojik bütünlüğe doğru hareketini sağlamaktır. Kişiliğin bu dönüşümü, bilinçdışı, onun özgül yapıları ve bu yapıların bilinçle dinamik ilişkileri analiz sürecinde ortaya çıktıkça, bunların hepsiyle hesaplaşmayı gerektirir. Dönüşüm ayrıca, analizin başlangıcında ego bilincini şekillendiren ve kontrol eden bilinçdışı yapıların önemli ölçüde değiştirilmesine, ayrıca da analist ile analizan arasındaki etkileşimli alanda arketip yapıların ve dinamiklerin kümelenmesi yoluyla gerçekleşen bir değişikliğe de bağlıdır.”

 Murray Stein (1995, p. 33)

Jungiyen Analiz Nedir?

“Analitik terapi” olarak da bilinen Jungiyen analiz, C. G. Jung tarafından kurulan Analitik Psikoloji/Kompleks Psikolojisi okulunun (daha sonraları “Jung Psikolojisi” olarak anılmaya da başlanmıştır) yaklaşımlarını içerir.

Jungiyen analiz…

  • Bir çeşit psikoterapi yöntemidir.
  • Bilinçdışı ile karşılaşmaları içerir. Bu, davranışlarımızı etkileyen bilinçdışı dinamik ve yapıların farkına varmak demektir.
  • Analist ve analizanın psişeleri arasındaki etkileşimin yarattığı bir dönüşüm platformu olarak çalışır. Bu nedenle, Jungiyen analizde “aktarım/karşı aktarım (transference/counter-transference)” önemlidir.
  • Rüya analizinin temel alındığı, mitoloji, dinler tarihi, simya, biyoloji, felsefe, sembol bilimi gibi alanlara hakimiyeti zorunlu kılan bir yöntemdir.

Psikoanaliz (ya da “psikanaliz”), Sigmund Freud tarafından kullanılan, semptom ve karakter sorunlarına neden olan bilinçdışına odaklı bir tedavi yöntemi olarak kullanılmıştır. Carl Gustav Jung, kendi çalışma alanına “Analitik Psikoloji” demiş ve temelinde yer alan tedavi yöntemine ise “psikanaliz” yerine “analiz” demiştir. Fakat özellikle Jung sonrası analistler de dahil olmak üzere pek çok psikoterapist, analist ve kurum, Jungiyen analiz teriminin yanında Jungiyen psikanaliz ifadesini de yaygın şekilde kullanmaktadır.

Çoğu psikoloji okulu, dış dünyada yaşanan rahatsızlıkları tedavi önceliği olarak görürken Jungiyen analiz özellikle bireyin iç dünyasına odaklanır ve dış dünyanın gereklilikleri ile iç dünyanın ihtiyaçları arasında bir denge bulunmasını amaçlar. Semptomları hafifletmek ya da yok etmek yerine semptomların sembolik anlamlarını arar ve bireyin gelişimini destekleyecek fark edilmemiş fırsatları bulmayı amaçlar. Jungiyen analiz bireyin derinliğini, karmaşıklığını ve bütünlüğünü önemser ve tüm içeriğini bunların sağlanmasına yönelik çalıştırır.

Jungiyen analizin hedefi “bireyleşme”dir. Bireyleşme, Jung’un psişik bütünlüğü anlatmak için kullandığı terimdir. Analiz aracılığıyla birey kendi saklı potansiyellerini keşfetme yolculuğuna çıkar ve bilinçdışını tanımaya başlar. Kişi, sadece ego ile karar almak yerine psişenin merkezi ve bütünlük arketipi olarak kabul edilen Benlik kararlarını benimsemeye ve ego-Benlik arasında bağ kurarak psişik bütünlüğünü kazanmaya başlar.

Jungiyen Analist Kimdir?

Dünya’da birkaç ülkede mevcut olan, IAAP (International Association of Analytical Psychology)[1] onaylı okulların birinden diploma almış kişidir.

Psikolog, psikiyatr ya da terapist değildir. Analist olan kişiler Jungiyen (psiko)analiz ile bu alanları birleştirebilir ve uzmanlıklarına katabilirler fakat bir analist ile bir psikolog farklı mesleklere ait bireyler olarak ele alınmalıdır.

Dünya’da ne yazık ki çok sayıda Jungiyen analist bulunmamaktadır. Bunun en büyük nedeni, analist olma sürecinin maddi ve manevi zorluğudur. Bireyin Jungiyen analist olabilmesi için en azından bir alanda uzmanlık (Master’s Degree) yapmış olmasının gerekliliği bu yolculuğun en kolay kısmı gibi görünmektedir. Mülakatlar sonucunda “Training”e uygun görülen adayın, eğitimi boyunca en az 300 saat analiz alması zorunludur. Bu, analist adayının kendi bireyleşme yolculuğunda yeteri kadar yol kat etmesi demektir. Jung, hangi meslekten olursa olsun, bireyin bir analist olabilmesi için önce kendisinin analizden geçmesini şart koşması da bundan mütevellittir (ki Freud’u dahi bu konuda ikna etmiş, Freud’un kendi sistemine de analizi/psikolojik çözümlemeyi getirmesine neden olmuştur). Jung’a göre, kişi ancak ve ancak kendi bilinçdışı materyaliyle karşılaşıp kompleksleri ve bilinçdışının itkileri hakkında farkındalık kazandıktan sonra başka bir insanın bilinçdışıyla çalışabilir. Haliyle, eğitim analizi (training analysis) her bireyin kendi zamanında süreceği için çoğu zaman öğrenciler en azından 4-5 senelerini analiz olma yolunda yapılandırılmayla geçirirler. Kaldı ki genellikle 300 saatle kalınmaz, kişi analist olduktan sonra da analize devam eder.

Sayıya dair son bir not düşersek: 2010 yılında dünyada kayıtlı toplam 3000 Jungiyen analist bulunmaktaydı.

Freudiyen Psikoterapi/Psikanalizden Farkı

Frudiyen psikanaliz/psikoterapiden farklı olarak Jungiyen analizinde haftada birkaç seans zorunluluğu ya da kanepede uzanma gibi Freudiyen yaklaşımlar yer almaz. Seansların sıklığı çoğunlukla analist-analizan arasındaki ilişkiye ve diğer psişik dinamiklere bağlıdır. Bununla beraber, analizin içeriğini genel olarak geçmiş deneyimler değil mevcut an ve gelecek oluşturur. Rüyalar ve yaratıcı süreçler aracılığıyla psişenin dinamik ilerleyişi göz önünde bulundurulduğu için çocukluk ya da geçmiş travmalar genelde Jungiyen yaklaşımın asıl odağı değildir. Tabi ki bu demek değildir ki geçmiş önemsizdir. Gerekli görüldüğünde farklı yaklaşımlara (Freud, Adler, Lacan, vb.) başvurulabilir.

Tüm bunların yanında hem bedensel hem de ruhsal her nevi semptomu birer sembol olarak ele alan Jungiyen yaklaşım, Freudiyen yaklaşımdan farklı olarak analistin mitoloji, dinler tarihi, sembol bilimi, simya, tarih, anatomi ve biyoloji gibi alanlarda derinleşmesini talep etmektedir.

Jungiyen Analizde Bilinçdışıyla Nasıl Karşılaşılır?

  • Rüyalarda, bedensel semptomlarda, sanatsal ve bedensel ifade alanlarında ortaya çıkan sembollerin incelenmesi ve analiz edilmesiyle.
  • Jung Psikolojisi’nde belirli bir yöntem önerilmez ya da takip edilmez. Her analist, eğitim süreci boyunca kendi metodunu geliştirir. Bununla birlikte, Jung’un kullandığı amplifikasyon ve aktif imgelem gibi yöntemlerin yanı sıra Post-Jungiyen analistlerin geliştirdiği dans terapi (5-Rhytms, Authentic Movement, vs.), sanat terapisi, psikodrama ve kum oyunu (SANDPLAY) gibi terapi yöntemleri analistler arasında yaygın şekilde kullanılmaktadır.
  • Tüm bu yaklaşım ve yöntemlerin yanında rüya analizi Jungiyen analizde en önemli yere sahiptir.

Rüyalar Neden Analiz Edilir?

Jung’a göre rüyalar (semboller, hayaller ve fanteziler de) bilinçdışı materyalin en saf şekilde görülebildiği alanlardı. Rüya, egonun tutumuna karşılık bilinçdışının yanıtıdır. Ego ne kadar tek-yanlı bir tutum sergilerse bilinçdışı da diğer uca ağırlık verecektir. Bunun nedeni, psişenin “kendi kendini düzenleme/dengeleme” fonksiyonudur. Psişe her daim dengeyi arar ve bireyin tek-yanlı tutumu psişik bütünlüğü bozacağından dolayı psişe, bilinçli tutumu bilinçsiz (bilinçdışı) bir tutumla dengeler. Rüyalar da bir nevi bilincin bu tutumuna farkındalık getirme ya da regülasyon sağlama araçlarıdır, denilebilir. Yani bu durumda rüyalar, (Freud’un savunduğu şekilde) sadece “uyku koruyucu” değillerdir, aktif dengeleme mekanizmalarıdır. Aynı zamanda da birer eleştiri, iç görü, bakış açısı getiren rehber ya da yol haritasıdırlar.

Rüyalar analiz edilerek bireyin kendi bilinçdışı bakışını ve dinamiklerini tanıması hedeflenir. Bu sayede bilinçdışı materyal bilince getirilir, egonun tek-yanlı tutumu değişmeye başlar ve bu sayede kişi, hayatında daha dengeli ve bütünlüklü bir bireye dönüşür. Freud’un rüyalar hakkındaki “bastırılmış arzuların tatmin edilmesi” teorisine karşılık Jung, rüyaların bir nevi bütünleşmeyi sağlayan araçlar olduklarını düşünmüş ve psişenin bütünlüğü için çalıştıklarını öne sürmüştü. Bu, Freud ve Jung arasındaki en büyük farklılıklardan biri olurken, Freud’un “pasif psişe” yaklaşımının aksine “aktif ve amaç odaklı psişe” kavramını getiren Jung, psikolojiye yeni bir anlayış ve önem atfetmişti.

“Jungiyen Terapi” ve “Jungiyen Analiz” Arasında Ne Fark Var?

“Jungiyen Terapi”, Jung çalışmalarına ilgili olan her terapistin kullanabildiği bir terim olmuştur. Aynı şekilde bir kişi, unvanı olarak “Jungiyen Psikoterapist” kullanabilir. Bu, sadece Jung Psikolojisi’ne olan ilgisini belirtir, Jungiyen Analist olduğu anlamına gelmez. Fakat “Jungiyen Analiz” (ya da “Jungiyen Analist”) ya da “Analitik Psikoterapi”, sadece IAAP onaylı kurumlardan diploma edinmiş bireylerin kullanma yetkisine sahip olduğu terimlerdir. Bir Jungiyen Analist, IAAP onaylı kurumlardan birine, gereklilikleri yerine getirerek kabul görmüş, kişisel analizden geçmiş, gerekli akademik çalışmaları tamamlamış, süpervizörler eşliğinde analizanlarla çalışarak klinik çalışmasını tamamlamış ve sınavları geçerek Analist unvanı almaya hak kazanmıştır.

ANALİTİK PSİKOLOJİ VE ANALİSTLİK EĞİTİMİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ LİNKLER:

https://junginstitut.ch/en

https://iaap.org

https://irsja.org

https://nyjung.org

https://www.jungianonline.com

https://www.jungiananalysts.org.uk

https://jungstudies.net/associations-centers-training-institutes/

[1]https://iaap.org

JUNGİYEN (PSİKO)ANALİZ NEDİR?” üzerine bir yorum

  1. ” Jung’a göre, kişi ancak ve ancak kendi bilinçdışı materyaliyle karşılaşıp kompleksleri ve bilinçdışının itkileri hakkında farkındalık kazandıktan sonra başka bir insanın bilinçdışıyla çalışabilir.”

    Sanırım kişisel gelişim zırvalıklarını, astrolojiyi, insanların arketiplerini, psikolojilerini incelemeyi bu yüzden bıraktım içgüdüsel olarak. Kendi işime bakıyorum. Yazı için teşekkür ederim ♥️

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s