C.G. Jung’dan Cinsellik ve Psikoterapi Üzerine 20 Temel Bakış Açısı*

Jung Psikolojisi alanında çalışmaya karar vermemin en önemli nedenlerinden biri Jung’un cinselliğe ve cinselliğin sembolizmine bakışıydı. 2014 yılında seksoloji üzerine uzmanlık yapmaya karar vermiştim fakat araştırdığım hiçbir akademik ya da “alternatif” eğitim bana istediğim derinlikte ve kapsamda bir çalışma alanı sunmuyordu. Jung’un psikolojik yaklaşımını ve cinselliğe bakışını kavradıkça benim için en doğru alanın bu olduğunu anladım. Kendi hikayem bir yana, cinsellik, Freud’un da atfettiği gibi önemli bir alandı fakat cinsel organlar, saplantılar, ebeveynsel komplekslerden daha büyük bir şeyi işaret ediyordu. Jung, özellikle simya alanındaki çalışmalarında ve ensest kompleksi ile ilgili ifadelerinde cinselliği bence çağdaşlarından (ve belki hala daha bu alanda çalışanlardan) çok daha derinlikli ve kapsamlı konuşuyordu (bknz. Özellikle Collected Works of C. G. Jung vol. 6, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 16 ve 17).

Bu çeviri makalede hocam Dr. Edward Santana’nın kendi web sitesinde yayınladığı kısa bir makaleyi bulacaksınız. Dr. Edward Santana, C. G. Jung Institut’ta 2019’dan bu yana dersler veren ve ilgiyle takip ettiğim hocalarımdan biri. Özellikle cinsellik, cinsel kimlik ve cinselliğe dair terapilere yönelik getirdiği eleştiriler ile bu alanın Jung tarafından tüm eserlerinde baştan sona tartışılmasına rağmen sanki Jung’un cinselliği gündeme hiç getirmemişçesine ele alınmasının altını çizmesi beni özellikle etkilemişti.

Şunu da not düşmeliyim: Aşağıda yer alan maddeler Jung’un sadece cinselliğe bakışını değil, psişik dinamiklere ve psikoterapiye de bakışını içermektedir -ve işte bence bu nedenle çok değerli bir özettir.

Umuyorum okuyan herkese faydalı olur ve ilham katar.

Routledge Mental Health tarafından yayınlanmıştır, Eylül 2017.

Edward Santana, Jung ve Sex‘in yazarı, psikoterapinin kurucularını ve onların, 100 yıldan uzun bir süre önce cinselliğin gizemlerine eleştirel şekilde odaklanmalarını ve cinselliğin ruh sağlığındaki hayati rolünün hem o zaman hem de şimdiki durumunu gözler önüne seriyor…

“Tarih, çağlar boyunca birçok karmaşık cinsel semptomun anlaşılmasının ve tedavilerinin zor olduğunun kanıtlandığı acı gerçeği yansıtmaktadır. İnsanoğlunun ayrıca, temel içgüdülerimizin en şaşırtıcı ve en zorlayıcısı olan cinsellikle ilgili korkunç bir baskı ve cehalet mirası vardır. Psikoterapi mesleği içinde bu kültürel belirti, birçok klinik öğrencinin bu kritik konulara aç olmasına rağmen, akademik kurumlarımızın çoğunda cinsel eğitim ve öğretim eksikliğine yansır. Bu yoksullaşmalar, mesleğin en büyük derneklerinin çoğunda gördüğümüz, cinsel sağlığa yönelik sınırlı miktarda odağın ve eğitimin veriliyor olmasından da etkilenmektedir. Cinsel kaygıların yaygınlığına ve muazzam kültürel önemine rağmen, insan cinselliği büyük ölçüde toplumun bilinçsiz boyutlarına ve ne yazık ki mesleğin gölgesine gömülmüştür.

Kökleri Freud ve diğerleri tarafından cinsiyet ve cinselliğin zengin keşiflerine sıkıca ekilen psikoterapinin doğumunun üzerinden yüz yıldan fazla bir süre geçmiştir fakat cinselliğe dair daha geniş bakış açılarını entegre etme konusunda psikoterapiye katkıda bulunanlardan gelen ancak bir sınırlı ilerleme sağlanabilmiştir. Bazı gelişmelere rağmen, seks terapisi ve seks araştırmaları alanındaki birçok saygın lider, mevcut tedavi modellerinin önemli bir revizyona ve daha kapsamlı bir iş birliğine ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdir. Jung ve Sex adlı kitabım, bakış açıları arasındaki bu temel bağlantıyı inceliyor ve C. G. Jung’un temel katkılarının çoğunu öne çıkarıyor.

Yaygın olarak anlaşılmamış da olsa Jung, seks ve cinsellik üzerine son derece çeşitli ve kapsamlı bir çalışma sahası geliştirmişti – ki bunlar, çağdaş psikoterapistler için önemli bakış açıları sunan fikirleri içerir. Cinselliğin numinoz yönlerinin erken bir savunucusu olan Jung, cinsellik ve libidonun doğası hakkında sınırlı ve indirgeyici fikirlerle mücadele ederek tüm profesyonel kariyerini riske atmıştı. Çocukluk çağı cinsel istismarının ve devam eden travmasının kurbanı olarak, cinselliğin etkili güçlerini ve acı verici aşırılıklarını anlamıştı. Erotik kavrayış Jung’un ilk kompleks keşfinin kökeninde yatmaktaydı -ki Jung bunu, psikiyatrik hastalarında, tuhaf veya savunmaya yönelik reaksiyonlar erotik materyal tarafından aniden tetiklediği esnada gözlemlemişti.

İşte Jung’un cinsel kaygılarla çalışma konusundaki perspektiflerinden bazıları (Jung ve Sex kitabı, tedaviye yönelik derinlik-odaklı yaklaşımların daha kapsamlı ve spesifik bir kapsamı içerir):

  1. İnsan her yerde cinsellikle karşılaşır; yani bireyin dahil olduğu herhangi bir şeyde cinsellikleri de ortaya çıkacaktır.
  2. Doğal içgüdülere boyun eğmek veya onları reddetmeye dair içten gelen baskılar, iç ihtiyaçlar ve dış talepler arasında nevrozlar ve psikolojik bölünmeler (split) yaratır.
  3. Kompleks korkusu derinlere kök salmış bir önyargıdır; kompleksler normaldir ve psişenin temel parçalarıdır.
  4. Cinsel semptomlar da kültürün evrensel sorunlarını yansıtır; birçok semptom yalnızca hastaya ait değildir (ç.n. kolektiftir).
  5. Duygusal olarak etkileyen her önemli olay kompleks hale gelir; kompleksler bilinçdışını gösteren işaret levhalarıdır.
  6. İçgüdülerin ve komplekslerin inkârı bilinçdışının gücünü arttırır.
  7. Kompleksler ve mücadeleler, kişinin en zayıf veya adaptasyonun daha az olduğu yerlerde kendini gösterir.
  8. Bireyleşme ve yeni bir bilinç düzeyi edinmek, erotik komplekslerin entegrasyonu ile mümkündür.
  9. Birey, güçlü duyguların ve zorlukların cinsellik etrafında toplanmış olmasını beklemelidir, çünkü adaptasyonun en az tamamlandığı ve doğal ifadeye karşı en çok zorlukla karşı karşıya kalınan yer burasıdır.
  10. Cinsellik, psişenin sembolik, arketipsel ve mitik unsurlarının derin seviyelerini ifade edebilir.
  11. İtici şeyler psişeye aittir ve doğaldır.
  12. Hasta kendi psişesinde itici bir şey hisseder; Gölge, ego bilinci için zor bir ahlaki meydan okumadır.
  13. Psişe amaç ve hedef odaklıdır; semptomların anlamı vardır.
  14. Psişe kategoriler veya etiketlerle tanımlanamaz.
  15. Hastaları etkileyen hastalıklar çoğunlukla bilinçsizce kendilerini iyileştirme girişimleridir.
  16. Basitleştiren (ç.n. indirgeyen) teorilerin hepsi de hastaya ve ruha haksızlık eder.
  17. Tek bir tedavi yöntemi yoktur; mekanik veya yöntemsel/prosedüre dayalı çalışma da yoktur.
  18. Terapistler öncelikle semptomların hastalarına bilinçsiz veya paradoksal bir şekilde nasıl yardımcı olduğunu veya hizmet ettiğini bilmelidir.
  19. Temel kaygı, psişeye karşı indirgemeci olmamaktır; psişeyi karmaşık ve teleolojik olarak görmektir.
  20. Tedavinin hedefi, bilinçli farkındalık yoluyla iç çatışmaların entegrasyonu ve yeniden dengelenmesidir.

Dünya, nüfus ve çeşitlilikte büyük ölçüde büyüdükçe, seks ve cinsellik sorunları gelecekteki klinisyenler için şiddeti ve karmaşık şekilde artacaktır. Bu, terapötik alanlar arasındaki iş birliğini genişletmek ve akademik eğitim programlarına odaklanmayı artırmak için önemli bir zamandır. Jung’un belirttiği gibi, erotik veya cinsel alan her zaman sorunludur, çünkü adaptasyonun en az tamamlandığı yer burasıdır. Bu zorlukları ele almak için terapistler, hastalarımız için cinsiyet ve cinselliğin büyük gizemleri hakkında daha derin anlayışlar ortaya çıkarmak adına cinsel zorlukların yüzeysel ifadelerinin ve semptom azaltmaya yönelik basit yaklaşımların ötesine bakmak için bilinçli çabalara öncülük edebilirler.”

Dr. Edward Santana

Çeviri: Didem Çivici – Copyright ©2021
Jungiyen Analist @ C.G. Jung Institut Zürih

*https://www.dredsantana.com/articles

C.G. Jung’dan Cinsellik ve Psikoterapi Üzerine 20 Temel Bakış Açısı*” üzerine 2 yorum

  1. Çok faydalandım,
    “Kültür içerisinde yaşamaya devam ederken komplekslerin entegrasyonu sonucu yaşanan homeostasis Gerçek sağlık mıdır ? Nihayetinde vardığımız nokta yazarın vardığı sonuçta belirttiği semptomatik bir tedavi olmaz mı acaba ? Numinoz demişken academia’da sırtımı zeytin ağacına vermişken Altın çiçeğin sırrını nasıl idrak ederim ? 21. yüzyıl tininden non-binary doğmuş olması bize ne anlatıyor?” gibi bir cok soruya kapı araladı.Teşekkürler

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s