2019 Yeni Çalışma: “RÜYALARLA YOLCULUK”

Rüyada psişe, imgelerle konuşur ve doğanın en ilkel seviyelerinden türeyen içgüdülere ses verir. C. G. Jung Rüyalar, psikanaliz ve derinlik psikolojisinin öncüsü C. G. Jung tarafından kişinin hayatında büyük rol oynayan bilgi kaynakları olarak ele alınmıştı. Jung, rüyaların özellikle de modern insan tarafından anlaşılmadığını, ancak insanlık tarihi boyunca pek çok kültürün rüyalara çok önem verdiklerini... Okumaya Devam et →

Reklamlar

Yeni Kitap: YAKINLIĞIN DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜ Uyanmış Tek Eşliliğe Yolculuk

Robert Augustus Masters'ın Türkçe'ye çevrilen yeni kitabı Didem Çivici editörlüğünde raflarda... Yakın ilişki uzun yıllar boyunca ruhsal yaşama ikincil bir alternatif olarak görülmüş ve bu şekilde deneyimlenmiştir. Son zamanlardaysa, apayrı alanları ve otomatiğe bağlamış ilişkileri devam ettirmek yerine, ruhsal ve özel yaşantılarımızı bir bütün haline getirme gereksinimi giderek daha belirgin bir hale gelmeye başlamıştır. Aldatma... Okumaya Devam et →

Marion Woodman ile YEME BOZUKLUKLARI ve BAĞIMLILIK Üzerine

Anoreksiya, Blumiya ve Bağımlılık* Tarrytown: Neden günümüzde yeme bozukluklarında böylesine hayrette bırakan bir artış görüyoruz? Marion Woodman: Anoreksiya ve Blumiya çok daha yaygın çünkü kadınlar kendi bedenlerinden hiç bu kadar uzak olmamışlardı. Bu, köklü bir içsel öfke doğuruyor ve bu öfke nesilden nesle aktarılıyor. Yine de Anoreksiya gibi hastalıkların, eğer bu hastalıkların mesajını anlayabilirsek, kötü olmak yerine... Okumaya Devam et →

EGO’NUN ÖNEMİ (Marion Woodman)

Olanı görebilecek olan ego mudur?  Woodman: Evet. Fakat çoğu insanın bir ego geliştirmesi için çok çalışması gerek. Pek çok insan personada yaşıyor, ki bu dışarı gösterilen parça, bir nevi maske. Gösteri yapıyorlar -gerçek duygularıyla temasta değiller ve herhangi bir durum oluştuğunda kızgın olup olmadıklarını ya da ağlamak isteyip istemediklerini dahi bilmiyorlar. Duygularını ifade edememekten dolayı mutsuzlar... Okumaya Devam et →

DÖRT ARKETİP: VİZYONER / AFRODİT

Vizyoner… Büyücü… nâm-ı diğer, “Afrodit”. Rahmin, dişil özün ve yaratıcılığın ifade buluşu. Vizyoner arketipi bir puella olmakla beraber Şifacı arketipindekinden daha fazla eril öze sahiptir. O, yaratıcı özü (dişil öz) ile buluşmuş olan eril özdür; eril özünü keşfetmiş olan dişildir; Egosunu geliştirmiş, bilinçle yol alan Aşk Tanrıçası’dır. O, “Eril ile Dişil’in Buluşması”dır. Vizyoner, kendisinden önce gelen üç... Okumaya Devam et →

DÖRT ARKETİP: ŞİFACI / PERSEPHONE

Anne-baba kompleksine bağlı olarak kadındaki olası arketipleri incelemek üzere çıktığım yolculuğun üçüncü hanedanlığındayız: Şifacı… benim nezdimde nam-ı diğer “Persephone”. Ana arketip ailesi puella olan Persephone, sağlıklı formundayken, yani bastırılmadığında, kabul edildiğinde, karanlığa ya da bilinçdışına itilmediğinde çok değerli armağanlar sunar: İyileştirme, kendisiyle derin bağlantı kurabilme, olanı kabul edebilme, teslimiyet, empati ve potansiyel güç. O, bireydeki... Okumaya Devam et →

DÖRT ARKETİP: SAVAŞÇI / ARTEMİS

Savaşçı, nam-ı diğer “Artemis”, tam anlamıyla bir Amazon karakterdir. Eril gücü yüksektir ve eğer sağlıklı bir şekilde hayat bulabilirse kadının animusunu derinleştirir, bilgeleştirir ve hayat içerisinde kendisiyle güçlü bir bağlantı kurarak ilerleyebilmesini sağlar. Artemis, eylem getirir. O, aynı savaş meydanında kendinden vazgeçerek ilerleyen, kendinden daha büyük bir varlığa teslim olabilen, kendini adayan bir savaşçı gibi... Okumaya Devam et →

DÖRT ARKETİP: BİLGE/DEMETER

Kadında psişede yer alan arketipleri içerdikleri eril ve dişil özleri itibarıyla temel iki ana grupta incelemeyi tercih ediyorum: Amazon ve Puella. Amazon arketipi genel hatlarıyla bakıldığında eril baskınken Puella arketipi ise dişil baskın bir arketip. Her nasıl ki eril ve dişilin sağlıklı ve sağlıksız hallerini inceliyorsam, bu iki arketipin de sağlıklı ve sağlıksız formlarını ve... Okumaya Devam et →

RÜYALAR, MASALLAR VE AŞKLAR

"Olmak, algılanmaktır. Ve kendini bilmek ancak başka birinin gözleri aracılığıyla mümkündür. Ölümlü yaşamlarımızın doğası, tüm zaman boyunca farklı şekillerde beliren kelimelerimizin ve eylemlerimizin sonuçlarıdır. Yaşamlarımız bize ait değil; rahimden mezara dek, geçmişte ve şimdi, başkalarına bağlıyız ve her suç ve her iyilikle geleceğimizi doğuruyoruz." - David Mitchell, Bulut Atlası   Hayatımızın çoğunu bilinçsizce yaşadığımız varsayımıyla yola... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑