Ruh’un Üzerine Titremek

"Mandalaya verilen yüksek değeri takdir etmek bizim için önemlidir çünkü tabiri caizse “metafiziksel"[1]doğanın aynı nitelikleriyle karakterize edilen bireysel mandala sembollerinin en heybetli anlamıyla çok iyi bağdaşır. Şeyler bizi aldatmadığı sürece, kişiliğin ego ile özdeşleştirilmeyecek psişik bir merkezinden başka bir şey ifade etmezler. Kendi tecrübelerimden yola çıkan çok kapsamlı materyaller temelinde otuz yıl boyunca bu süreçleri … Okumaya devam et Ruh’un Üzerine Titremek

“Psikoloji ve Simya”*

Aşağıdaki metin, C. G. Jung'un Toplanmış Eserleri'nin 12. cildinin sonunda yer alan "Epilogue" kısmından alınmıştır. Simya sanatına dair yayınlanmış pek çok eserin içerisinde gezindiğim bugünlerde, girizgahlarla yetinmeye ant içerek, Jung'un bu anlamlı cümlelerini paylaşmaktan mutluluk duyarım. "[562] …eski simyacılar, kimyasal elementlerden ateşli tini elde etmek için uğraşırlarken psişenin asıl gerçeğine Faust'tan daha yakındılar ve bu … Okumaya devam et “Psikoloji ve Simya”*

C.G. Jung’dan Cinsellik ve Psikoterapi Üzerine 20 Temel Bakış Açısı*

Jung Psikolojisi alanında çalışmaya karar vermemin en önemli nedenlerinden biri Jung’un cinselliğe ve cinselliğin sembolizmine bakışıydı. 2014 yılında seksoloji üzerine uzmanlık yapmaya karar vermiştim fakat araştırdığım hiçbir akademik ya da “alternatif” eğitim bana istediğim derinlikte ve kapsamda bir çalışma alanı sunmuyordu. Jung’un psikolojik yaklaşımını ve cinselliğe bakışını kavradıkça benim için en doğru alanın bu olduğunu … Okumaya devam et C.G. Jung’dan Cinsellik ve Psikoterapi Üzerine 20 Temel Bakış Açısı*

Carl Jung’a Göre Hayatın Aşamaları

İsviçreli psikiyatrist Carl Jung (1875-1961), psiko-cinsel gelişimin aşamaları  (oral, anal, fallik, gecikme süresi ve genital) hakkında teori geliştirmiş olan Sigmund Freud gibi insan yaşam döngüsünün aşamalarıyla ilgili belirli bir teori formüle etmedi. Ancak, hayatı boyunca bize insan ömrünün kronolojik özellikleri hakkında ipuçları ve içgörüler verdi. Jung, 1931'de yazdığı "Yaşamın Evreleri" ("The Structure and Dynamics of the Psyche", … Okumaya devam et Carl Jung’a Göre Hayatın Aşamaları

Jung’un “Sınamalar”ı

Sanki biri her birimize söylüyor bunları... Sınamalar'dan...* "Bugün kendini neşesiz, bayağı, küçük düşmüş mü hissettin? Nedenini söyleyeyim mi sana?  Ölçüsüz hırsın sınır tanımıyor. Nedenlerin iyiye değil, boş kibrine odaklanıyor. İnsanlık için değil, kendi çıkarın için çalışıyorsun. Tamamlanma için değil, tanınmak için, çıkarını korumak için uğraşıyorsun. Başına hurda demirden bir taç geçiresim var; içinde içine işleyecek … Okumaya devam et Jung’un “Sınamalar”ı

“Kahraman’ın Ölümü”

“Ama sorarım size, insanlar kardeşlerine ne zaman güçlü si­lahlar ve kanlı eylemlerle saldırır? Bunu ancak kardeşlerinin kendile­ri olduğunu bilmediklerinde yaparlar. Kurban edenler kendileridir, ancak kurban verme işini karşılıklı yaparlar. Hepsinin birbirini kurban etme­si gerekir çünkü insanın, kardeşinde öldürdüğü kişiyi kurban etmek için kanlı bıçağı kendi saplayacağı zaman henüz gelmedi. Öyleyse insanlar kimi öl­dürüyor? Onlar soyluyu, … Okumaya devam et “Kahraman’ın Ölümü”

Grup Psikolojisi Üzerine (Marie-Louise von Franz)

Modern sosyologlar genellikle kolektif bilinci ego bilincinden daha olumlu şekilde değerlendirirler; ilki daha “normal” iken ikincisi asosyal “aykırı” özellikler sergilemeye meyillidir. Ancak bunun genel olarak geçerli olmadığı gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız. Tek bir bireyde olduğu gibi, bütün bir grubun bilinçli tutumu içgüdüsel köklerinden sapıp nevrotik hale gelebilir ve sonra bir bireyin sağlıklı egosuyla çarpışabilir. Sıklıkla, … Okumaya devam et Grup Psikolojisi Üzerine (Marie-Louise von Franz)

Toni Wolff: Dişil Prensibin Yapısal Formları*

Bir Skeç (1) Modern kadının kendini bilmesi ve kendini fark etmesi için sadece tutumunu (içe dönük ya da dışa dönük) ve psikolojik fonksiyonunu (düşünme, hissetme, duyumsama ve sezme) (2) değil, aynı zamanda kişiliğine hangi yapısal formun uyduğunu da anlaması önemlidir (3). Bu yapısal formun illa ki dışsal yaşamla kesişmesi gerekmez ya da bu form, insanla … Okumaya devam et Toni Wolff: Dişil Prensibin Yapısal Formları*

“Arkamızdan Sürüklediğimiz Uzun Çuval”*

Şeyleri (kavramları, keşifleri...) yaratmadığımız, ama onları hatırladığımız düşüncesi eski Gnostik bir inançtır. Karanlık tarafı en iyi hatırlayanlar içerisinde en iyi tanıdığım Avrupalılar arasında Robert Louis Stevenson, Joseph Condrad ve Carl Jung var. Onların bir kaç fikrine değinecek ve kendi düşüncelerimden de bir kaçını ekleyeceğim. Önce kişisel gölgeden bahsedelim. Bir ya da iki yaşlarındayken, 360-derece kişilik … Okumaya devam et “Arkamızdan Sürüklediğimiz Uzun Çuval”*

Marion Woodman: EGO’NUN ÖNEMİ

Olanı görebilecek olan ego mudur?  Woodman: Evet. Fakat çoğu insanın bir ego geliştirmesi için çok çalışması gerek. Pek çok insan personada yaşıyor, ki bu dışarı gösterilen parça, bir nevi maske. Gösteri yapıyorlar -gerçek duygularıyla temasta değiller ve herhangi bir durum oluştuğunda kızgın olup olmadıklarını ya da ağlamak isteyip istemediklerini dahi bilmiyorlar. Duygularını ifade edememekten dolayı mutsuzlar … Okumaya devam et Marion Woodman: EGO’NUN ÖNEMİ