YARATICI GÜÇ VE EYLEME GEÇME YETİSİ

Bugün kendimden yazacağım... Hoş, her daim bilginin bende bıraktığı izden yola çıkarak yazdım makaleleri fakat bu defa biraz daha kişiselleştirip, kendimden yazmak istiyorum çünkü biliyorum ki hikayelerimizi paylaşmak önemli... umut demek, yakınlık demek, destek demek. Yaklaşık 5 yıldır insanlarla farklı platformlarda çalışıyorum, yeri geliyor yoldaşlık yapıyorum yeri geliyor hayatlarını değiştirecek araçları verip uzaklaşıyorum. Tüm bu... Okumaya Devam et →

Reklamlar

BİRLEŞMEK

“Animası tarafından zapt edilen erkek, özellikle kadınlar arasında en belalı zorluklarla karşılaşır. Animus yasasının hükmettiği kadınsa ilişki kuramaz. Erkeğe, onun neyin peşinde olduğunu söyler ve bu, erkeğin ödünü koparır; erkek bu kadınla başa çıkamaz.” C. G. Jung Aşk, gölgeler konusunun en can alıcı konusu olabilir, zira konu aşka gelince işin içerisine bilinçdışının diğer kahramanları, anima... Okumaya Devam et →

OLUMLAMA SORUNU

Kişisel gelişim adı altında olumlamalara yönelmeyi sorunlu bulduğumu her fırsatta dile getiriyorum. Olumlama, olumsuz olandan kaçma niteliği taşıyabilir. “Olumsuz düşünme!” dediğimizde: Ego’nun “olumlu” kabul ettiği bir kavramı/olayı/kişiyi yaratmaya çabalarız. Fakat önemli bir detayı es geçeriz: Ego aslında bizim için en iyi olanı bilemeyebilir. İnsan, bütün bir varlıktır ve bu bütünlük, psikolojide “psişe” ya da Benlik ile... Okumaya Devam et →

RÜYALAR – 3

Rüyadaki semboller, psişenin, bilinçli zihnin kontrolünün ötesinde ürettiği ifadelerdir. Jung şöyle der: “bir bitki çiçeklerini nasıl açıyorsa, psişe de sembollerini aynı şekilde üretir.” Semboller kendiliğinden oluşur ve doğaya aittirler. Aslında sembolün bir nevi arketipsel dışa vurum olduğunu da söyleyebiliriz. Arketipler de psişik enerji içerirler ve düşünce, duygu, eylem ya da durum şeklinde ifade bulabilirler: Doğum,... Okumaya Devam et →

RÜYALAR – 2

Modern insanın sorunu, psişesinin ikiye ayrılmış olmasıdır, der Jung. Arkaik (orijinal) insanın bilinç ve bilinçdışının bir olduğunu söyler; modern insanın “diğer yarısını” karanlığa attığından, bu nedenle de “bilinçdışı” kimliğin oluşmasından bahseder. Bu durumun sonucu ise “ayrışma” ve dolayısıyla da “nevroz”dur. Freud ve Josef Breuer, 19. yy’ın sonlarında nevrotik semptomların (histeri, acı/ağrı ve anormal davranışlar) aslında... Okumaya Devam et →

RÜYA ve RÜYA ANALİZİ

Eski Yunan’da rüya kelimesi “ilaç” (medicine) kelimesiyle eş anlamlıydı. Şifacı tanrı Asclepius’a adanmış tapınaklara getirilen hastalar uyuyarak şifa ararlardı. Eski Mısır’da “rüya tapınakları” vardı. Hipokrat’a göre ise kişi, rüyalardaki imge ve hikayeler aracılığıyla sağlığına kavuşabilirdi. Kısacası rüyalar, ilk insandan bu yana insan kültürünün bir parçası olarak hayatımızın içerisinde olmuştur. Semavi dinlerde önemini korumaya devam eden... Okumaya Devam et →

KOMPLEKS NEDİR? NE İŞE YARAR?

Arketipler bilinçdışına hizmet ederler ve arkaik (eski/kadim) özellik taşıyan imgelerdir. Her arketip bilgiyi nesillerden nesillere aktarmak için kullanılan araçlardır aslında. Anne, Baba, Çocuk, Kahraman ya da Tanrı-Tanrıça ana arketipler olarak bilinirken Meryem Ana, Zeus, Şövalye, Joker ya da Afrodit gibi isimler ise birer arketip imgesidirler. Yani arketipin özelliklerini sergileyen karakterlerdir. Carl Gustav Jung, analitik psikoloji... Okumaya Devam et →

BİREYLEŞME SÜRECİ

―C.G. Jung― "Sadece kendi olanın iyileştirme gücü vardır."  "Bireyleşme, yani kendi olma, sadece ruhsal bir sorun değil; tüm hayatla ilgili bir sorundur."  "Aklî denge ve hatta psikolojik sağlığın korunabilmesi için bilinçdışı ve bilincin bütünsel olarak bağlantıda olması ve birbirlerine paralel şekilde hareket etmeleri gerekir."            Jung, bilinçdışının bilince getirilmesine bireyleşme süreci demiştir. Bireyleşme süreci yükselmeyi ve alçalmayı... Okumaya Devam et →

Jung: Rüyaların, sembollerin, efsanelerin büyüsünü çözmeye adanmış bir hayat

“Kendime hayretle, hayal kırıklığıyla, hoşnutlukla bakıyorum. Kederliyim, bunalımdayım, coşkuluyum. Ben bunların hepsiyim aynı anda, ama toplayıp da sonucunu bulamam. Nihai değer veya değersizliği belirleme yeteneğine sahip değilim; kendim ve hayatım hakkında hiçbir yargım yok. Tamamen emin olduğum hiçbir şey yok. Hiçbir şey hakkında hiçbir kesin kanaatim yok. Yalnızca doğduğumu, varolduğumu biliyorum ve bana öyle geliyor... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑