‘Yol’un Peşinde

“Dans eden bir yıldız doğurmak için içinde kaos olmalı.” F. Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt Dünyanın, tabiri caizse, altının üstüne gelmiş olduğunu ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını fark etmeye başladığımızdan bu yana tam bir sene oldu. Bu bir sene tamamlanmaya yüz tutarken etrafımda fiziksel bedeninde yıkım ve kıyım yaşamamış insan kalmamıştı. Gün geçmedi ki … Okumaya devam et ‘Yol’un Peşinde

Karanlığın Cazibesi

Karanlığımızı keşfetmek ne zaman bu kadar popüler oldu? Kendi geçmişimizi, travmalarımızı bulup, karanlıktan ışığa çıkarmak ve onları iyileştirmek ne zaman bu kadar ilgimizi çeker oldu? Hayat bizi doğumumuzdan son nefesimize kadar "kendiliğinden" büyütür ve aslında bireyleştirirken ne oldu da "bilinçlenmek" böylesine büyüleyici bir kavram olmaya başladı? Bu sorulara net birer yanıtım yok. Açıkçası bunları birer … Okumaya devam et Karanlığın Cazibesi

Kompleksler Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Aslında, siz kendi psişenizin yapısını anlayana dek, hayat sizin “başınıza gelir”. Kompleksler -yani bilincinde olmadığınız psişik dinamikleriniz- sizi ve etrafınızdakileri tüketir ve olumsuz şekilde etkiler ya da sizi ve etrafınızdakileri geliştirir ve olumlu şekilde etkilerler. Siz, kendi psişenizin dinamiklerini anlayana dek bu böyle devam eder: Hayatınızın tüm başarı ve hezeyanlarının size ait olduğunu düşünürsünüz ama … Okumaya devam et Kompleksler Hayatımızı Nasıl Etkiler?

JUNG VE DİN

Analitik Psikoloji Okulu’nun kurucusu Carl Gustav Jung’un din ve inancı ele alışı, din adamları başta olmak üzere çağdaşı pek çok bilim insanı ve araştırmacının, daha sonra da okuyucularının ve psikoloji öğrencilerinin akıllarını oldukça karıştırmıştır. Pek çok kesim tarafından anlaşılamamış ya da farklı algılanmış, sonuç olarak çoğu kişi tarafından “dini bayağılaştırdığı” ya da “bilime dini karıştırdığı” … Okumaya devam et JUNG VE DİN

INSTAGRAM: YANILGILAR DÜNYASI MI YOKSA GERÇEKLİĞİN TA KENDİSİ Mİ?

Sosyal medyanın bir mecrasından (Facebook) seneler önce ayrılmıştım. İş ve bağlantı ihtiyaçlarıyla Instagram dünyasına adım attıktan sonra ise geçtiğimiz yılın getirdiği ruh ve zihin hallerinin hayat süzgecinden geçmesiyle birlikte Instagram hesabını kapatmaya karar vermiştim. 2020, bağlı olduğum son sanal medya alanının da kapanmasıyla sona ermişti. Fakat hesabımı kapatmadan birkaç gün önce küçük bir anket yapmış, … Okumaya devam et INSTAGRAM: YANILGILAR DÜNYASI MI YOKSA GERÇEKLİĞİN TA KENDİSİ Mİ?

RÜYA PARADOKSU

“Bilinçdışı durumun sembolik biçimde sunulan spontane bir portresi”[1]... entelektüel olarak anlamak bir şey, tüm varlığınla kavramak bambaşka bir şey gibi görünen bu ifadede söz konusu olan “portre”, beynin düşünsel ve eleştirel alanı olarak bilinen frontal bölümü dışında beynin tamamının aktif şekilde seyrettiği uyku sürecine ait doğal bir fenomen olarak bilinen, rüya dediğimiz şeyden başkası değil … Okumaya devam et RÜYA PARADOKSU

“OLUMLAMA” SORUNU

Kişisel gelişim adı altında olumlamalara yönelmeyi sorunlu bulduğumu her fırsatta dile getiriyorum. Olumlama, olumsuz olandan kaçma niteliği taşıyabilir. “Olumsuz düşünme!” dediğimizde: Ego’nun “olumlu” kabul ettiği bir kavramı/olayı/kişiyi yaratmaya çabalarız. Fakat önemli bir detayı es geçeriz: Ego aslında her zaman bizim için en iyi olanı bilemeyebilir. İnsan, bütün bir varlıktır ve bu bütünlük, psikolojide “psişe” ya da … Okumaya devam et “OLUMLAMA” SORUNU

JUNGİYEN (PSİKO)ANALİZ NEDİR?

 “Analist ve analizan (analysand) arasındaki diyalektik bir ilişki içerisinde meydana gelen Jungiyen analizinin amacı, analizanın psikolojik bütünlüğe doğru hareketini sağlamaktır. Kişiliğin bu dönüşümü, bilinçdışı, onun özgül yapıları ve bu yapıların bilinçle dinamik ilişkileri analiz sürecinde ortaya çıktıkça, bunların hepsiyle hesaplaşmayı gerektirir. Dönüşüm ayrıca, analizin başlangıcında ego bilincini şekillendiren ve kontrol eden bilinçdışı yapıların önemli ölçüde … Okumaya devam et JUNGİYEN (PSİKO)ANALİZ NEDİR?

ANİMUS’U YAKINDAN TANIMAK

“Animus”[1], 20. yüzyılın önde gelen psişe bilimcilerinden Carl Gustav Jung tarafından, kadın psişesinin bilinçdışında bulunan eril tine verdiği isimdi. Jung, varoluşun zıtlıkların birliğinden oluştuğu görüşünü benimsemekle kalmamış, bu görüşü de kendi psikolojik yaklaşımının temeli yapmıştı. Jung, “Bilinci en üst derecede etkileyen şey, erkekte lunar anima, kadında solar animustur,” demişti. Bu, erkek ve kadının bilinçdışı dinamiklerinin … Okumaya devam et ANİMUS’U YAKINDAN TANIMAK

ANNE KOMPLEKSİ’NİN DÖNÜŞÜMÜ

Çocukluğumda annemin mutfakta olduğuna ve yemek yaptığına çok fazla tanık olmadım. Annem, kendi annesine “karşı” bir dış tutum geliştirmişti (erkekler dünyasında güçlü eril bir kadın imajı çizerek ve girdiği her işte başarı sergileyerek!) ve toplumsal olarak kadına ne atfediliyorsa hepsini reddetmişti. Haliyle, anne yerine bir arkadaşla büyüdüm. Bir yaştan sonra da evi temizleyen ve yemek … Okumaya devam et ANNE KOMPLEKSİ’NİN DÖNÜŞÜMÜ