Masal Analizi: Bilinmeyen Dünyalara Psikolojik Bir Yolculuk

Carl Gustav Jung, masalların da aynı rüyalar gibi, arketipsel dünyanın kapılarını açtığını söylemişti. Jung’un meslektaşı ve öğrencisi Marie-Louise von Franz ise Jung'un bu ilgisini bir adım öteye taşıdı ve söz konusu rüyaların amplifikasyonu[1]  olduğunda başvurduğu başlıca alandı masallar.  C. G. Jung Institut'ta Jung’a dair anlatılan hikayelerden biri de masalların önemi belirtici niteliktedir: Bir gün Institut … Okumaya devam et Masal Analizi: Bilinmeyen Dünyalara Psikolojik Bir Yolculuk

JUNG TİPOLOJİSİ

1921 yılında yayınlanan “Psikolojik Tipler” (CW/TE 6) içerisinde Jung’un “tipoloji”si (tip bilimi) detaylı şekilde incelemişti. Tipoloji, bireyin bilinçli ve bilinçsiz tutumlarını değerlendirme yaklaşımı olarak Jung’un kendi psikolojisinde (Analitik Psikoloji) de kullandığı bir yöntemdi ve asla bir bireyin bütün psişik yapılanmasını ortaya çıkaramazdı. Fakat bireyleşmenin merkezde yer aldığı Jungiyen analiz sürecinde tipoloji, analiste çokça yardımcı olabilecek … Okumaya devam et JUNG TİPOLOJİSİ

JUNG VE DİN

Analitik Psikoloji Okulu’nun kurucusu Carl Gustav Jung’un din ve inancı ele alışı, din adamları başta olmak üzere çağdaşı pek çok bilim insanı ve araştırmacının, daha sonra da okuyucularının ve psikoloji öğrencilerinin akıllarını oldukça karıştırmıştır. Pek çok kesim tarafından anlaşılamamış ya da farklı algılanmış, sonuç olarak çoğu kişi tarafından “dini bayağılaştırdığı” ya da “bilime dini karıştırdığı” … Okumaya devam et JUNG VE DİN

INSTAGRAM: YANILGILAR DÜNYASI MI YOKSA GERÇEKLİĞİN TA KENDİSİ Mİ?

Sosyal medyanın bir mecrasından (Facebook) seneler önce ayrılmıştım. İş ve bağlantı ihtiyaçlarıyla Instagram dünyasına adım attıktan sonra ise geçtiğimiz yılın getirdiği ruh ve zihin hallerinin hayat süzgecinden geçmesiyle birlikte Instagram hesabını kapatmaya karar vermiştim. 2020, bağlı olduğum son sanal medya alanının da kapanmasıyla sona ermişti. Fakat hesabımı kapatmadan birkaç gün önce küçük bir anket yapmış, … Okumaya devam et INSTAGRAM: YANILGILAR DÜNYASI MI YOKSA GERÇEKLİĞİN TA KENDİSİ Mİ?

BABA KOMPLEKSİ

“Şeklen, kompleksler, yıllar içinde, "anne" ve "baba" gibi belirli arketiplerin etrafında biriken "duygu tonlu fikirler"dir. Kompleksler konstale olduklarında onlara kaçınılmaz olarak etkilenme eşlik eder. Her zaman nispeten özerktirler. Kompleksler, iradenin ereklerine müdahale eder ve bilinçli performansı bozarlar; çağrışımların akışı esnasında hafıza bozuklukları ve tıkanıklıklar üretirler; kendi yasalarına göre ortaya çıkar ve kaybolurlar; bilince geçici olarak … Okumaya devam et BABA KOMPLEKSİ

RÜYA PARADOKSU

“Bilinçdışı durumun sembolik biçimde sunulan spontane bir portresi”[1]... entelektüel olarak anlamak bir şey, tüm varlığınla kavramak bambaşka bir şey gibi görünen bu ifadede söz konusu olan “portre”, beynin düşünsel ve eleştirel alanı olarak bilinen frontal bölümü dışında beynin tamamının aktif şekilde seyrettiği uyku sürecine ait doğal bir fenomen olarak bilinen, rüya dediğimiz şeyden başkası değil … Okumaya devam et RÜYA PARADOKSU

GRUP PSİKOLOJİSİ ÜZERİNE (Marie-Louise von Franz)

Modern sosyologlar genellikle kolektif bilinci ego bilincinden daha olumlu şekilde değerlendirirler; ilki daha “normal” iken ikincisi asosyal “aykırı” özellikler sergilemeye meyillidir. Ancak bunun genel olarak geçerli olmadığı gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız. Tek bir bireyde olduğu gibi, bütün bir grubun bilinçli tutumu içgüdüsel köklerinden sapıp nevrotik hale gelebilir ve sonra bir bireyin sağlıklı egosuyla çarpışabilir. Sıklıkla, … Okumaya devam et GRUP PSİKOLOJİSİ ÜZERİNE (Marie-Louise von Franz)

TONİ WOLFF: DİŞİL PSİŞENİN YAPISAL FORMLARI*

Bir Skeç (1) Modern kadının kendini bilmesi ve kendini fark etmesi için sadece tutumunu (içe dönük ya da dışa dönük) ve psikolojik fonksiyonunu (düşünme, hissetme, duyumsama ve sezme) (2) değil, aynı zamanda kişiliğine hangi yapısal formun uyduğunu da anlaması önemlidir (3). Bu yapısal formun illa ki dışsal yaşamla kesişmesi gerekmez ya da bu form, insanla … Okumaya devam et TONİ WOLFF: DİŞİL PSİŞENİN YAPISAL FORMLARI*

ARKETİPLERE DAİR

"KOLEKTİF BİLİNÇDIŞININ ARKETİPLERİ"* (par. 82) “Sembollerin (“dönüşüm sembolleri”) varlığı, doğal olarak, vakadan vakaya çok büyük değişim gösterir. Her şey imge formunda, yani sembolik olarak, deneyimlense dahi bu, kesinlikle hayali tehlikeler konusu değil, tüm yaşama yayılan kaderin bağlı olduğu gerçek riskler söz konusudur. Asıl tehlike, arketiplerin büyüleyici etkisine kapılmaktır ve bu en çok da arketipsel imgeler … Okumaya devam et ARKETİPLERE DAİR

ERİL ARKETİPLER – 4: ÂŞIK

Âşık... ki ilişkilendireceğim ana bir arketip puer aeternus olacaktır. Bu ana karakterle ilgili daha önce yazdığım makaleyi okumanızı tavsiye ederim (https://didemcivici.com/2020/01/17/cocuk-erkekler-puer-arketipi/). Şimdi bu arketipin derinliklerine inme zamanı: Âşık, yaratıcılık potansiyeli, bağlantı, empati, duygular, temas ve hayata karşı merak ile ilişkilidir. O, Eros’un erilde hayat buluşudur. O, Yang’ın Yin’idir. Tam olarak ifade bulabildiğinde kişi kendisiyle ve etrafıyla … Okumaya devam et ERİL ARKETİPLER – 4: ÂŞIK