RÜYALAR – 2

Modern insanın sorunu, psişesinin ikiye ayrılmış olmasıdır, der Jung. Arkaik (orijinal) insanın bilinç ve bilinçdışının bir olduğunu söyler; modern insanın “diğer yarısını” karanlığa attığından, bu nedenle de “bilinçdışı” kimliğin oluşmasından bahseder. Bu durumun sonucu ise “ayrışma” ve dolayısıyla da “nevroz”dur. Freud ve Josef Breuer, 19. yy’ın sonlarında nevrotik semptomların (histeri, acı/ağrı ve anormal davranışlar) aslında... Okumaya Devam et →

Reklamlar

RÜYA ve RÜYA ANALİZİ

Eski Yunan’da rüya kelimesi “ilaç” (medicine) kelimesiyle eş anlamlıydı. Şifacı tanrı Asclepius’a adanmış tapınaklara getirilen hastalar uyuyarak şifa ararlardı. Eski Mısır’da “rüya tapınakları” vardı. Hipokrat’a göre ise kişi, rüyalardaki imge ve hikayeler aracılığıyla sağlığına kavuşabilirdi. Kısacası rüyalar, ilk insandan bu yana insan kültürünün bir parçası olarak hayatımızın içerisinde olmuştur. Semavi dinlerde önemini korumaya devam eden... Okumaya Devam et →

KOMPLEKS NEDİR? NE İŞE YARAR?

Arketipler bilinçdışına hizmet ederler ve arkaik (eski/kadim) özellik taşıyan imgelerdir. Her arketip bilgiyi nesillerden nesillere aktarmak için kullanılan araçlardır aslında. Anne, Baba, Çocuk, Kahraman ya da Tanrı-Tanrıça ana arketipler olarak bilinirken Meryem Ana, Zeus, Şövalye, Joker ya da Afrodit gibi isimler ise birer arketip imgesidirler. Yani arketipin özelliklerini sergileyen karakterlerdir. Carl Gustav Jung, analitik psikoloji... Okumaya Devam et →

BİREYLEŞME SÜRECİ

―C.G. Jung― "Sadece kendi olanın iyileştirme gücü vardır."  "Bireyleşme, yani kendi olma, sadece ruhsal bir sorun değil; tüm hayatla ilgili bir sorundur."  "Aklî denge ve hatta psikolojik sağlığın korunabilmesi için bilinçdışı ve bilincin bütünsel olarak bağlantıda olması ve birbirlerine paralel şekilde hareket etmeleri gerekir."            Jung, bilinçdışının bilince getirilmesine bireyleşme süreci demiştir. Bireyleşme süreci yükselmeyi ve alçalmayı... Okumaya Devam et →

Jung: Rüyaların, sembollerin, efsanelerin büyüsünü çözmeye adanmış bir hayat

“Kendime hayretle, hayal kırıklığıyla, hoşnutlukla bakıyorum. Kederliyim, bunalımdayım, coşkuluyum. Ben bunların hepsiyim aynı anda, ama toplayıp da sonucunu bulamam. Nihai değer veya değersizliği belirleme yeteneğine sahip değilim; kendim ve hayatım hakkında hiçbir yargım yok. Tamamen emin olduğum hiçbir şey yok. Hiçbir şey hakkında hiçbir kesin kanaatim yok. Yalnızca doğduğumu, varolduğumu biliyorum ve bana öyle geliyor... Okumaya Devam et →

PSİŞİK ENERJİ VE DOĞASI

“Enerji” kelimesi Eski Yunanca “energea” (etkililik/tesirlilik) kelimesinden türemiştir. Psişe, C.G. Jung’un ifadesiyle “Bilinçli ve bilinçsiz psikolojik süreçlerin tamamı” olarak ifade edilir. Türkçe karşılığı akıl, tin, can ve ruhu kapsar. Psişik enerji dediğimizdeyse “libido” kavramıyla karşılaşırız. Libido kelimesi farklı dillerde zevk, isteklilik, umut, sevgi, memnuniyet, arzu, açlık ya da muazzamlık anlamlarına gelir ve psişik enerjiyi besleyen... Okumaya Devam et →

ANNE KOMPLEKSİ ve BÜYÜME SANCILARI

Anne kompleksi (karmaşası), kişinin hayatını yöneten güçlü komplekslerden biri olabilir. Kişinin “anne” kavramı ile ilişkilendirdiği her şey, anne kompleksinin bir parçası olur ve çocukluk ve gençlik yılları boyunca çoğunlukla anneye, yetişkinlik süresince de eşe ya da diğer kadınlara yansıtılır (projekte edilir). Anne kompleksi sadece ilişkilerimizi değil, hayatımızın başka alanlarını da etkiler. Konu “anne” kompleksi olduğunda... Okumaya Devam et →

ERİL ARKETİPLER: SİHİRBAZ’IN YOLU

Sihirbaz… kimilerinin kulağına büyülü gelen, kimine göre uçarı, kimine göreyse yokluğu imkânsız olan, benim içinse hayatın merkezinde duran arketip. O, görülmeyeni görebilme, duyulmayanı duyabilme ve ötede olanı kavrayabilme kapasitesi… O, içinde bulunduğumuz çağın yöneticisi… O, doktorların, avukatların, bilim insanlarının, terapistlerin, analistlerin ve şifacıların güçlerini aldıkları öz. … Sihirbaz, içimizdeki ve dışımızdaki dünyayı dönüştürürken bize rehber... Okumaya Devam et →

ERİL ARKETİPLER: SAVAŞÇI’NIN YOLU

Erkek psikolojisinde “Savaşçı” olarak karşımıza çıkan bu arketip, Moore ve Gillette’in kitabında yer alan ifadeyle, erkeğin çocukluk yıllarında “Kahraman” olarak hayat bulur ve erkekteki “ergen” enerjiyi barındırır. Fakat eğer oğlanlıktan yetişkinliğe taşınırsa, Savaşçı’nın olgunlaşmamış halleri olarak kendisini gösterir. Konuyla ilgili ayrıca makalenin sonunda yine “Like Stories Old”un Savaşçı arketipi için hazırladığı videonun benim tarafımdan hazırlanan... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑