Âdet Görmenin Kutsal Yönü

"Kutsal mekanlar karanlık yerlerdir... Kutsal bilgelik su gibi berrak ve ince değil, kan gibi kalın ve karanlıktır." – C. S. Lewis, Till We Have Faces Âdet görmek, tarih boyunca hem günah ve şeytani hem de arındırıcı ve kutsal görülmüştür. Bu çatışmayı gözlemlemek benim için her zaman ilginç olmuştur ve dürüst olmak gerekirse, şeytani olarak alınmasının … Okumaya devam et Âdet Görmenin Kutsal Yönü

“Aşağılardan Biri”

En sevdiğimi aşağılamak istiyorum. Başını alıp bok dolu bir çukura sokmak istiyorum. Acizliğiyle, sahteliğiyle, beceriksizliğiyle alay etmek istiyorum. Başarısızlığını, iş bilmezliğini yüzüne çarpmak istiyorum. Ulu orta değil, gözlerinin içine baka baka kendisine rezil etmek istiyorum onu. Başını öne eğsin, zavallılığını ve hiçliğini anlasın istiyorum. Onu yapayalnız, çırılçıplak ve çaresiz bırakmak istiyorum.  Dün akşam Liber Novus’ta … Okumaya devam et “Aşağılardan Biri”

C. G. Jung’un Tipolojisi

Tipoloji, Jung'un en yanlış anlaşılmış ve kullanılmış (arketiplerden sonra!) kavram ve yöntemi olabilir. MBTI testleriyle çalışanlarının kişiliklerini tespit edebildiklerini düşünen yöneticilerin aslında "daha güçlü ve daha etkili ekipler kurmak için" uyguladığı bu yaklaşımın içeriği ve amacı aslında bilinenden çok farklıdır. 1921 yılında yayınlanan “Psikolojik Tipler” (CW/TE 6) içerisinde Jung’un tipolojisi (tip bilimi) detaylı şekilde incelemişti. … Okumaya devam et C. G. Jung’un Tipolojisi

Ruh’un Üzerine Titremek

"Mandalaya verilen yüksek değeri takdir etmek bizim için önemlidir çünkü tabiri caizse “metafiziksel"[1]doğanın aynı nitelikleriyle karakterize edilen bireysel mandala sembollerinin en heybetli anlamıyla çok iyi bağdaşır. Şeyler bizi aldatmadığı sürece, kişiliğin ego ile özdeşleştirilmeyecek psişik bir merkezinden başka bir şey ifade etmezler. Kendi tecrübelerimden yola çıkan çok kapsamlı materyaller temelinde otuz yıl boyunca bu süreçleri … Okumaya devam et Ruh’un Üzerine Titremek

Marie-Louise von Franz’dan…

“Kendi yıldızını takip etmek soyutlanmak, nereye gideceğini bilememek, herkesin yürüdüğü zorlu yolda ilerlemek yerine kendin için tamamen yeni bir yol bulmak demektir. Bu nedenle, insanlarda her zaman kendi içsel benliklerinin benzersizliğini ve büyüklüğünü dış kişiliklere yansıtma ve dış kişiliklerin hizmetkarı, sadık hizmetkarı, hayranı ve taklitçisi olma eğilimi olmuştur. Büyük bir şahsiyete hayran olup bir gurunun … Okumaya devam et Marie-Louise von Franz’dan…

Sembol ve Mit Olarak “Corona” (Covid)

Geçen yıl Nisan ayında C. G. Jung Institut’a bir sembol ödevi yazmak için hazırlanıyordum[1] ve bu, Corona virüsünün pandemik bir durum olmaya başlamasından hemen sonraydı. Kısa bir süre sonra, bu dünyadaki çoğu canlı gibi, korku, şok ve kafa karışıklığı dalgaları arasında buldum kendimi. Tüm süreç çok önemli bir tarihsel olay gibi görünüyordu ve makaleyi Corona virüsü … Okumaya devam et Sembol ve Mit Olarak “Corona” (Covid)

Jung’un Analitik Psikolojisi

“Bireyleşme terapi değildir. Bir kedi, kedi olduğunda bu terapi midir? Doğal bir süreçtir. Bireyleşme doğal bir süreçtir. O, ağacın ağaç olmasına neden olan şeydir; eğer bu sürece müdahale edilirse, işte o zaman ağaç hastalanır ve bir ağaç olarak işlevini yerine getiremez. Fakat kendi haline bırakılırsa bir ağaç olur. Bireyleşme budur.” - Carl Jung, C.G. Jung … Okumaya devam et Jung’un Analitik Psikolojisi

Arketipler: Sahiplik Meseli

Arketip… ne afili bir kelime. İnsanın aklına hemen Eski Yunan, Mezopotamya ya da Kuzey tanrı ve tanrıçaları geliyor fakat belki de gerçekten neyi konuştuğumuzun farkına değiliz: Baykuşuyla zeki Athena, mucitlerin en yakın dostu Hermes, tanrısal sarhoşluğun (kim bilir, belki de Hayyam’ı köşeye sıkıştırmış olan) mimarı Dyonisos tahtlarında oturmuş kahkahalarla bizi seyretmekte. Fakat öyle görünüyor ki, … Okumaya devam et Arketipler: Sahiplik Meseli

Jung ve Modern İnsan

Ayrıntı Akademi’de başlattığımız ‘Jung Psikoloji Sohbetleri’ kapsamında dün akşam modern insanı konuştuk. Sohbet öyle bir hal aldı ki, öncesinde hazırladığım sayfalarca notu bir kenara bıraktım, katılımcıların ufuk açıcı ve ezber bozucu sorularıyla dans ederek yeni dünyalar keşfetmenin tadını çıkardım. Elbette ki alınan o notların derlenip bir şekilde paylaşılması gerekiyordu, zira neredeyse dört saat süren sohbet … Okumaya devam et Jung ve Modern İnsan