Psikoterapi ve Jung

Jung’un psikoterapiye bakış açısına dair bir kaç not: Psikoterapi, insan hayatındaki zor geçişleri mümkün kılan bir yöntemdi ve bu yanıyla “dini” bir özelliğe sahipti.“Teşhis oldukça önemsiz bir meseledir.” “Spesifik bir tahmin nadiren gerçek bir şey anlamına gelir – ‘psikonevroz’ teşhisi yeterlidir.” Çünkü nevroz kendisini ancak tedavi süresince, özellikle de bedensel semptomlar ve rüyalarda gösterirdi. Amaç … Okumaya devam et Psikoterapi ve Jung

Projeksiyon-İntrojeksiyon: Kötü mü İyi mi?

Projeksiyon, nam-ı diğer dışa yansıtma.İntrojeksiyon, nam-ı diğer içe yansıtma veya özdeşleşme. Öncelikle her ikisine de birer doğal fenomen, yani psişik birer olgu olarak bakmak, görüşümüzü biraz daha genişletmemize yardımcı olacaktır.  Projeksiyon da introjeksiyon da bireyin gelişimi için önemli ve gereklidir. Örneğin, psişenin bildiğimiz en önemli içeriklerinden ikisi olan baba ve anne arketiplerinin (diğer bir deyişle … Okumaya devam et Projeksiyon-İntrojeksiyon: Kötü mü İyi mi?

Âdet Görmenin Kutsal Yönü

"Kutsal mekanlar karanlık yerlerdir... Kutsal bilgelik su gibi berrak ve ince değil, kan gibi kalın ve karanlıktır." – C. S. Lewis, Till We Have Faces Âdet görmek, tarih boyunca hem günah ve şeytani hem de arındırıcı ve kutsal görülmüştür. Bu çatışmayı gözlemlemek benim için her zaman ilginç olmuştur ve dürüst olmak gerekirse, şeytani olarak alınmasının … Okumaya devam et Âdet Görmenin Kutsal Yönü

Marie-Louise von Franz Hakkında

Marie-Louise von Franz ve Dr. Jung Chuck Schwartz tarafından yazılan Marie-Louise von Franz'ın aşağıdaki biyografik ölüm ilanı, 23 Şubat 1998 Pazartesi günü İngiltere merkezli The Independent'ta yayınlanmıştı. Marie-Louise von Franz birçok konuda tanınmıştı. Birinci sınıf ve şefkatli bir analistti. 30 yılı aşkın bir süre boyunca birlikte çalıştığı C.G. Jung'un en yakın iş arkadaşıydı ve onun en önemli çalışmalarına, özellikle psikoloji … Okumaya devam et Marie-Louise von Franz Hakkında

“Aşağılardan Biri”

En sevdiğimi aşağılamak istiyorum. Başını alıp bok dolu bir çukura sokmak istiyorum. Acizliğiyle, sahteliğiyle, beceriksizliğiyle alay etmek istiyorum. Başarısızlığını, iş bilmezliğini yüzüne çarpmak istiyorum. Ulu orta değil, gözlerinin içine baka baka kendisine rezil etmek istiyorum onu. Başını öne eğsin, zavallılığını ve hiçliğini anlasın istiyorum. Onu yapayalnız, çırılçıplak ve çaresiz bırakmak istiyorum.  Dün akşam Liber Novus’ta … Okumaya devam et “Aşağılardan Biri”

C. G. Jung’un Tipolojisi

Tipoloji, Jung'un en yanlış anlaşılmış ve kullanılmış (arketiplerden sonra!) kavram ve yöntemi olabilir. MBTI testleriyle çalışanlarının kişiliklerini tespit edebildiklerini düşünen yöneticilerin aslında "daha güçlü ve daha etkili ekipler kurmak için" uyguladığı bu yaklaşımın içeriği ve amacı aslında bilinenden çok farklıdır. 1921 yılında yayınlanan “Psikolojik Tipler” (CW/TE 6) içerisinde Jung’un tipolojisi (tip bilimi) detaylı şekilde incelemişti. … Okumaya devam et C. G. Jung’un Tipolojisi

 Masal Analizi: Bilinçdışına Psikolojik Bir Yolculuk

Carl Gustav Jung, masalların da aynı rüyalar gibi, arketipsel dünyanın kapılarını açtığını söylemişti. Jung’un meslektaşı ve öğrencisi Marie-Louise von Franz ise Jung'un bu ilgisini bir adım öteye taşıdı ve söz konusu rüyaların amplifikasyonu[1]  olduğunda başvurduğu başlıca alandı masallar.  C. G. Jung Institut'ta Jung’a dair anlatılan hikayelerden biri de masalların önemi belirtici niteliktedir: Bir gün Institut … Okumaya devam et  Masal Analizi: Bilinçdışına Psikolojik Bir Yolculuk

Ruh’un Üzerine Titremek

"Mandalaya verilen yüksek değeri takdir etmek bizim için önemlidir çünkü tabiri caizse “metafiziksel"[1]doğanın aynı nitelikleriyle karakterize edilen bireysel mandala sembollerinin en heybetli anlamıyla çok iyi bağdaşır. Şeyler bizi aldatmadığı sürece, kişiliğin ego ile özdeşleştirilmeyecek psişik bir merkezinden başka bir şey ifade etmezler. Kendi tecrübelerimden yola çıkan çok kapsamlı materyaller temelinde otuz yıl boyunca bu süreçleri … Okumaya devam et Ruh’un Üzerine Titremek

Marie-Louise von Franz’dan…

“Kendi yıldızını takip etmek soyutlanmak, nereye gideceğini bilememek, herkesin yürüdüğü zorlu yolda ilerlemek yerine kendin için tamamen yeni bir yol bulmak demektir. Bu nedenle, insanlarda her zaman kendi içsel benliklerinin benzersizliğini ve büyüklüğünü dış kişiliklere yansıtma ve dış kişiliklerin hizmetkarı, sadık hizmetkarı, hayranı ve taklitçisi olma eğilimi olmuştur. Büyük bir şahsiyete hayran olup bir gurunun … Okumaya devam et Marie-Louise von Franz’dan…

Sembol ve Mit Olarak “Corona” (Covid)

Geçen yıl Nisan ayında C. G. Jung Institut’a bir sembol ödevi yazmak için hazırlanıyordum[1] ve bu, Corona virüsünün pandemik bir durum olmaya başlamasından hemen sonraydı. Kısa bir süre sonra, bu dünyadaki çoğu canlı gibi, korku, şok ve kafa karışıklığı dalgaları arasında buldum kendimi. Tüm süreç çok önemli bir tarihsel olay gibi görünüyordu ve makaleyi Corona virüsü … Okumaya devam et Sembol ve Mit Olarak “Corona” (Covid)